Şayak bezi

Köşe Yazısı 02.07.2024 - 13:30, Güncelleme: 02.07.2024 - 19:59 2923 kez okundu.
 

Şayak bezi

Sinan Poyraz'ın kaleminden

              Keten ve kendir tarımı Kandıra’dan başlamak üzere Batum’a kadar yapılmaktaydı. Keten ve kendir bitkisinin gövde içinden elde edilen, dayanıklı ve serin tutma özellikleri olan liflerinden ip üretilmekte ve dokunarak bez yapılmaktadır. Zonguldak köylerinde Şayak Bezi adı verilen kendir veya yünden dokunmuş bezlerden elbise, iç çamaşırları, perde, yatak ve sofra takımları yapılmaktaydı. Şayak bezini üreten köylüler, ihtiyaç fazlasını da tüccarlara satma fırsatını da buldular.                 Kendir bitkisi, eylül ayı başlarında gövdesi kırılmadan kökleriyle birlikte topraktan çıkarılırdı. Kökleri aşağıda olmak üzere destelenen kendirler, duvarlara yaslanarak kurumaya bırakılırdı. Kuruyan kendirlerin yaprakları soyulur ve kışa kadar samanlıklarda saklanırdı. Köylerde reçberlik işlerinin bitmesinden sonra kendir sapları kırılır ve lif elde edilecek dış kabukları soyulurdu. Kök kısmından itibaren yaklaşık 20-25 cm yukarıdan saplar kırılır, kırılan yerden itibaren kabuklar tepeye doğru sıyrılarak, saptan ayrılırdı. Soyulan kabuklar düzgün ve gevşek bir şekilde Mengelez adı verilen aletteki tokmaklarla dövülürdü. Kendir kabuklarının dövülmesiyle iyice ezilip, incecik, tel tel hale gelen kendir lifleri, kısa bağlar haline getirilerek taraklardan geçirilirdi. Taranan lifler, daha da inceltilmek için sert kıl fırça ile bir kez daha taranıp, inceltilirdi. Taranan kendir lifleri işlenerek veya daha yumuşak olması için yün veya pamuk ipliği katılarak iplik haline getirilip dokumaya verilirdi.                 Son yıllarda ise dokuma işleri Devrek, Çaycuma ve Ereğli gibi merkezlerde yapılıp, seyyar satıcılar tarafından köylerde para ve mal karşılığı satılır hale geldi. Genellikle, krem rengine yakın dokuma bezlerinden tek tip göynek (gömlek), pantolon ve iç çamaşırları dikilirdi. Köy ahalisi, tek tip ve aynı renk giysilerle günlük işlerini yaparlardı.                 Günümüzde, Zonguldak ve çevrelerinde Şayak bezinin izi kalmadı. Toplumsal ihtiyaçların değişmesi unutulmasına neden oldu. Ancak, günümüze kadar gelen Zonguldak yerlisine Gıvırcık lakabının takılmasına da vesile oldu.                  Olay, Zonguldak maden ocaklarının ilk işletme dönemlerine dayanmaktadır. İlk ocakları gayrimüslim tebaya mensup işverenler işletmeye başladılar. Kömür çıkarma işleri öncelikle Hırvat ve Karadağlı işçiler tarafından yapılıyordu. Zamanla işgücünü kontrollerinde tutan aracılar ortaya çıktı. Madenciliğin ve ocakların sayısının artması üzerine, daimi işçi olanlar ile büyük ölçüde ağa, muhtar, eşraf, sevk memuru gibi aracılar işgücü piyasasını düzenliyorlardı. Sadece işçi arzını düzenlemekle kalmayan aracılar, aynı zamanda çalışma süresi ve ücretlerin belirlenmesi, çalışma süresince iş disiplininin sağlanması gibi süreçlerde etkin oldukları için ocaklarda birincil otoriteyi oluşturur hale geldiler. İşçi ücretini yüksek tutma çabasında olan işçiler ve aracılar, köylerden gelerek işgücü piyasasına katılıp ücretlerin düşmesine neden olan bu daha bıyığı terlememiş genç işçi adaylarından hiç memnun olmadılar. Hatta hor gördüler.                  Şehir görmemiş ve köylerinden hiç çıkmamış genç köylüler, Zonguldak ve Ereğli şehir merkezlerinde kendilerini yabancı hissettikleri için guruplar halinde birlikte kaldılar, hatta birbirlerine daha çok sarılır hale geldiler. Tek tip keten dokuması elbiseleri ile toplu halde gezip, işlerini de toplu görmeye başladılar. El dokuması elbiseleri ile her yerde toplu halde görünen yerli köylüler, şehre yeni yerleşen yabancılar tarafından kıvırcık koyunu sürüsüne benzetildi. Gıvırcık, zamanla da köylü-işçi olarak ocaklarda çalışan Zonguldak köylüsüne lakap olarak kullanılmaya başlandı.                  Artık, Zonguldak ve çevresinde keten ve kendir ekimi yapılmamaktadır. Bugün adı bile unutulan Şayak bezi, Zonguldak yerlisine Gıvırcık lakabının takılmasına neden olmuştur. Böylece, Şayak bezi dolaylı olarak da olsa, tarihe izini bu şekilde bırakmış oldu.
Sinan Poyraz'ın kaleminden

              Keten ve kendir tarımı Kandıra’dan başlamak üzere Batum’a kadar yapılmaktaydı. Keten ve kendir bitkisinin gövde içinden elde edilen, dayanıklı ve serin tutma özellikleri olan liflerinden ip üretilmekte ve dokunarak bez yapılmaktadır. Zonguldak köylerinde Şayak Bezi adı verilen kendir veya yünden dokunmuş bezlerden elbise, iç çamaşırları, perde, yatak ve sofra takımları yapılmaktaydı. Şayak bezini üreten köylüler, ihtiyaç fazlasını da tüccarlara satma fırsatını da buldular.

                Kendir bitkisi, eylül ayı başlarında gövdesi kırılmadan kökleriyle birlikte topraktan çıkarılırdı. Kökleri aşağıda olmak üzere destelenen kendirler, duvarlara yaslanarak kurumaya bırakılırdı. Kuruyan kendirlerin yaprakları soyulur ve kışa kadar samanlıklarda saklanırdı. Köylerde reçberlik işlerinin bitmesinden sonra kendir sapları kırılır ve lif elde edilecek dış kabukları soyulurdu. Kök kısmından itibaren yaklaşık 20-25 cm yukarıdan saplar kırılır, kırılan yerden itibaren kabuklar tepeye doğru sıyrılarak, saptan ayrılırdı. Soyulan kabuklar düzgün ve gevşek bir şekilde Mengelez adı verilen aletteki tokmaklarla dövülürdü. Kendir kabuklarının dövülmesiyle iyice ezilip, incecik, tel tel hale gelen kendir lifleri, kısa bağlar haline getirilerek taraklardan geçirilirdi. Taranan lifler, daha da inceltilmek için sert kıl fırça ile bir kez daha taranıp, inceltilirdi. Taranan kendir lifleri işlenerek veya daha yumuşak olması için yün veya pamuk ipliği katılarak iplik haline getirilip dokumaya verilirdi.

                Son yıllarda ise dokuma işleri Devrek, Çaycuma ve Ereğli gibi merkezlerde yapılıp, seyyar satıcılar tarafından köylerde para ve mal karşılığı satılır hale geldi. Genellikle, krem rengine yakın dokuma bezlerinden tek tip göynek (gömlek), pantolon ve iç çamaşırları dikilirdi. Köy ahalisi, tek tip ve aynı renk giysilerle günlük işlerini yaparlardı.

                Günümüzde, Zonguldak ve çevrelerinde Şayak bezinin izi kalmadı. Toplumsal ihtiyaçların değişmesi unutulmasına neden oldu. Ancak, günümüze kadar gelen Zonguldak yerlisine Gıvırcık lakabının takılmasına da vesile oldu. 

                Olay, Zonguldak maden ocaklarının ilk işletme dönemlerine dayanmaktadır. İlk ocakları gayrimüslim tebaya mensup işverenler işletmeye başladılar. Kömür çıkarma işleri öncelikle Hırvat ve Karadağlı işçiler tarafından yapılıyordu. Zamanla işgücünü kontrollerinde tutan aracılar ortaya çıktı. Madenciliğin ve ocakların sayısının artması üzerine, daimi işçi olanlar ile büyük ölçüde ağa, muhtar, eşraf, sevk memuru gibi aracılar işgücü piyasasını düzenliyorlardı. Sadece işçi arzını düzenlemekle kalmayan aracılar, aynı zamanda çalışma süresi ve ücretlerin belirlenmesi, çalışma süresince iş disiplininin sağlanması gibi süreçlerde etkin oldukları için ocaklarda birincil otoriteyi oluşturur hale geldiler. İşçi ücretini yüksek tutma çabasında olan işçiler ve aracılar, köylerden gelerek işgücü piyasasına katılıp ücretlerin düşmesine neden olan bu daha bıyığı terlememiş genç işçi adaylarından hiç memnun olmadılar. Hatta hor gördüler.

                 Şehir görmemiş ve köylerinden hiç çıkmamış genç köylüler, Zonguldak ve Ereğli şehir merkezlerinde kendilerini yabancı hissettikleri için guruplar halinde birlikte kaldılar, hatta birbirlerine daha çok sarılır hale geldiler. Tek tip keten dokuması elbiseleri ile toplu halde gezip, işlerini de toplu görmeye başladılar. El dokuması elbiseleri ile her yerde toplu halde görünen yerli köylüler, şehre yeni yerleşen yabancılar tarafından kıvırcık koyunu sürüsüne benzetildi. Gıvırcık, zamanla da köylü-işçi olarak ocaklarda çalışan Zonguldak köylüsüne lakap olarak kullanılmaya başlandı.

                 Artık, Zonguldak ve çevresinde keten ve kendir ekimi yapılmamaktadır. Bugün adı bile unutulan Şayak bezi, Zonguldak yerlisine Gıvırcık lakabının takılmasına neden olmuştur. Böylece, Şayak bezi dolaylı olarak da olsa, tarihe izini bu şekilde bırakmış oldu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve karar67.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.